Please enable JS

img

Ustam ve ben

24 Sentyabr 2014 , Çərşənbə/Bağır Sadiq/ Kitablardan

Elif mənim sevdiyim yazıçılardan biridir. Onun yazı üslubunu bəyənirəm. Oxuyanda məni çox sakitləşdirir. Onu yaxından tanımaq istərdim.  Bu kitabı da bəyəndim və xoşuma bələn hissələri sizlərlə bölüşmək istədim.

Sultan Süleyman memnun olmşdu. Ustama hediyeler ve methiyeler bahşetti, ona insan-ı kamil dedi. Hilat giydirerek ustamı taltif etti. Ancak bu hadiseden sonra anladım ki Sinanın sırrı ne sertliğindeydi ne yikilmazlığında, çünki sert de değildi, yıkılmaz da. Onun sırrı değişikliklere ve aksiliklere uyum sağlama kabiliyetindeydi. Bizim cesatetimiz kırılırken o çareler üretiyordu. Ustamın malzemesi akan su idi. Ve ne vakit herangi bir engel yolunu kapatacak olsa, bir şekilde, ya altından, ya üstünden,ya etrafından dolaşıyor, çatlaklardan bir yol buluyor, akmaya devam ediyordu.

 

Titredim. Ustam ve Hesna hatun orada olduğu halde, başımı kaldırıp yüzüne bakmaya cüret ettim. Çota bunu işitince çok sevinecek sultanım. Hüzünlü gülümsedi. Söyle ona, kaderimiz Hudanın elinde, bizlerin değil. 

Pencerenin dışında , çatal kuyruklu bir uçurtma dolaşıyordu mavilikde. Latif bir esinti yakalamış yükseliyordu şehrin üzerinde ; güzel, gamsız ve özgürdü. Keşke aşk da böyle ola bilseydi. Gözlerim semadan yere kaydı.  Eminim anlıyordur sultanım  dedim.  Ve eminim sizi hala bekliyordur eskisi gibi. Filler hiçbir şeyi unutmazmış. Hele sevdiklerini asla.

Diyemedim ki, sadece filler değil, bilbazlar da öyle.

 

Cennetde bir ağaç var derler, dünyadakı hiçbir ağaca benzemeyen. Dalları şeffaftır, kökleri su yerine süt çeker  yeraltından ve gövdesi buzla kaplıymış gibi ışıldar. Bu ağacın her bir yaprağında bir insanın ismi yazılıdır. Yılda bir defa, Şaban ayında, on dördüncü günü on beşinciye bağlayan gecede, tekmil melekler onun etrafında toplanır, halka olurlar. Hep birden kanatlarını çırpatlar. Dalları sarsan kuvvetli bir rüzgar meydana getirirler.  Usulca kopar bazı yapraklar,düşmeye başlar. Bazen bir yaprağın yere ulaşması epey vakit alır. Bazen de göz açıp kapayanakadar. Bir yaprak toprağa düştüğü an, üzerinde adı yazılı olan insan son nefesini verir. İşte bu yüzden , akıl ve ilim sahibi kimseler kuru yapraklara basmamaya özen gösterirler, bu inanışa hürmeten.

 

Sancha güldü, gözlerini yere dikmiş, parmaklarını, altında balina kemiğinden çember bulunan elbisesinin kıvrımlarında dolaştırıyordu. O kadar dar ki, zor nefes alıyorum. Kadınlar nasıl giyiyor bunları ?

Alışırsın tasalanma.

Keşke ustam da böyle görebilseydi beni  dedi Sancha.

Dışarıdan geçen bir arabanın tınqırtısı işitildi. Cihan pencereden bakınca üst üste kafesler içinde gözleri bağlı şahinler gördü.  O arada Sanchanın ağladığını fark etmedi. Kadın olduğu halde erkek, söyleyecek çok sözü olduğu halde dilsiz, mimar olduğu halde odalık… Hayatı yalanlar ve kabuklarla doluydu. Cihan gibi.

 

Derken mülakat sona erdi. Tam Cihan odadan geri geri çıkarken, işittiğime göre hiç evlenmemişsin dedi şah. Neden ?

Cihan durdu. Bir sessizlik kapladı divanhaneyi. Sanki tekmil divan, onun ne söyleyeceğini işitmek için bekliyordu.  Birini sevdim şah hazretleri...

Sonra ne oldu ?

Hiç dedi Cihan. Ulaşamayacağım biriydi ve beni sevmiyordu. Kısmet değilmiş.

Başka kadın mı yoktu ? dedi şah.

Cihan aynı şeyi  ona sormak isterdi. O neden hala yas tutuyordu karısının arkasından ?. Şah anlamış gibi gülümsedi

Belki de yoktu dedi.


Yazılar

Şərhlər/ 0


Şərh yazın

Yazılar
Şərhlər